Gündemde olan “Kürt açılımı” veya “Demokratik Açılım Süreci” adı altında yürütülen çalışmalar hakkındaki değerlendirmelerimizi ve çözüme yönelik katkı ve önerilerimizi (inşaallah) önümüzdeki günlerde süreci koordine eden İçişleri Bakanına bir rapor halinde sunacağız. Bu konudaki öneri ve eleştirilerimizi raporumuzda detaylara inerek geniş bir şekilde açıklayacağız.
Ancak şu aşamada şunun bilinmesini istiyoruz:
“Kürt sorunu” diye adlandırılan sorun, aslında Sistem Sorunudur. Yani sorun; sistemin devlet yönetiminde İslam’ı dışlaması, İslam’ı kendisine rakip görmesi, İslam’a cephe açması ve bu anlayış çerçevesinde İslam’ı çağrıştıran bütün değerlere, geleneklere ve göreneklere, giyim-kuşama ve en önemlisi İslam’ın öğrenilip öğretilmesine karşı amansız bir savaş açmasıdır.
Sistemin İslam’dan uzaklaşması, doğal olarak ardından zulmü, haksızlığı, ırkçılığı, asimilasyonu, inkarı ve dışlamayı getirmiştir.
Mustazaf-der olarak çözümün İslam’da olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle İslam’ın bir insana veya bir kavme verdiği bütün hak ve özgürlüklerin eksiksiz bir şekilde iade edilmesini istiyoruz.
Başta “anadilde eğitim” olmak üzere, Kürt kimliğinin tanınması ve bir halkı halk yapan bütün gelenek ve göreneklerin, örf ve adetlerin serbestçe yaşanmasından, inancın gereklerini her ortamda yerine getirebilme ve ifade etme konusunda var olan bütün engel ve yasaklamaların kaldırılmasından ve bunun Anayasal güvence altına alınmasından yanayız.
Rabbimizden temennimiz, bu girişimin Müslüman halkımıza hayırlı olmasıdır… |